I Don’t Know About That Deyimi – Anlamı ve Cümlelerde Örnek Kullanımı
Deyimlere Giriş
Herkese merhaba! İngilizce dersimize hoş geldiniz. Bugün daha az bilinen bazı deyimleri keşfedeceğiz. Deyimler, genellikle kelime anlamlarından farklı olan mecazi anlamları olan ifadelerdir. İngilizceye renk ve derinlik katarlar. Haydi başlayalım!
Deyim 1: ‘Barking Up the Wrong Tree’
Hiç biri size, ‘You’re barking up the wrong tree’ dedi mi? Bu deyim, birinin yanlış veya hatalı bir yolda olduğunu ifade eder. Av köpeklerinin, avlarının olduğunu düşündükleri ağacın dibinde havlamasından gelir, ancak av aslında başka bir ağaçtadır. Örneğin, yanlış kişiyi suçlarsanız biri, ‘I think you’re barking up the wrong tree there.’ diyebilir.
(Hiç biri size, ‘Yanlış ağaca havlıyorsun’ dedi mi? Bu deyim, birinin yanlış veya hatalı bir yolda olduğunu ifade eder. Av köpeklerinin, avlarının olduğunu düşündükleri ağacın dibinde havlamasından gelir, ancak av aslında başka bir ağaçtadır. Örneğin, yanlış kişiyi suçlarsanız biri, ‘Bence yanlış ağaca havlıyorsun.’ diyebilir.)
Deyim 2: ‘A Dime a Dozen’
‘A dime a dozen’ deyimi, çok yaygın veya bol olan, genellikle değersiz şeyleri tanımlamak için kullanılır. Eskiden on sentlik madeni para olan dime, nispeten küçük bir miktardı. Yani, bir şey ‘a dime a dozen’ ise, o kadar bol ki çok değersizdir. Örneğin, ‘In this digital age, photos are a dime a dozen.’ diyebilirsiniz.
(‘A dime a dozen’ deyimi, çok yaygın veya bol olan, genellikle değersiz şeyleri tanımlamak için kullanılır. Eskiden on sentlik madeni para olan dime, nispeten küçük bir miktardı. Yani, bir şey ‘a dime a dozen’ ise, o kadar bol ki çok değersizdir. Örneğin, ‘Bu dijital çağda, fotoğraflar çok yaygındır.’ diyebilirsiniz.)
Deyim 3: ‘Fit as a Fiddle’
Biri, ‘I feel fit as a fiddle’ dediğinde, mükemmel sağlık veya fiziksel durumda olduğunu ifade eder. Bu deyim, genellikle fiddle olarak adlandırılan kemandan gelir. İyi bakılmış bir keman güzel müzik çıkarır, bu yüzden biri ‘fit as a fiddle’ ise, en iyi formdadır. Şöyle diyebilirsiniz: ‘After months of training, I’m finally fit as a fiddle.’
(Biri, ‘Kendimi çok iyi hissediyorum’ dediğinde, mükemmel sağlık veya fiziksel durumda olduğunu ifade eder. Bu deyim, genellikle fiddle olarak adlandırılan kemandan gelir. İyi bakılmış bir keman güzel müzik çıkarır, bu yüzden biri ‘fit as a fiddle’ ise, en iyi formdadır. Şöyle diyebilirsiniz: ‘Aylarca antrenmandan sonra sonunda çok iyi durumdayım.’)
Deyim 4: ‘Hold Your Horses’
Biri size ‘hold your horses’ dediğinde, sabırlı olmanızı veya beklemenizi istiyor demektir. Bu deyim, at yarışlarından gelir; jokeylerin yarış başlamadan önce atlarını tutmaları gerekir. Acele etmemek için bir hatırlatmadır. Örneğin, bir projeye başlamak için sabırsızlanıyorsanız ama çalışma arkadaşınız daha fazla bilgi beklemenizi öneriyorsa, ‘Hold your horses. Let’s gather all the facts first.’ diyebilir.
(Biri size ‘Atlarını tut’ dediğinde, sabırlı olmanızı veya beklemenizi istiyor demektir. Bu deyim, at yarışlarından gelir; jokeylerin yarış başlamadan önce atlarını tutmaları gerekir. Acele etmemek için bir hatırlatmadır. Örneğin, bir projeye başlamak için sabırsızlanıyorsanız ama çalışma arkadaşınız daha fazla bilgi beklemenizi öneriyorsa, ‘Bekle biraz. Önce tüm bilgileri toplayalım.’ diyebilir.)
Deyim 5: ‘In the Same Boat’
‘We’re all in the same boat’ dediğinizde, herkesin aynı durumla veya sorunla karşı karşıya olduğunu ifade edersiniz. Bu deyim, birlikte bir teknede olan insanların görüntüsünden gelir. Tekne batarsa, herkes etkilenir. Bu yüzden zorlu bir görevi takımınızla tartışırken, ‘Let’s remember, we’re all in the same boat. We need to work together.’ diyebilirsiniz.
(‘Hepimiz aynı teknedeyiz’ dediğinizde, herkesin aynı durumla veya sorunla karşı karşıya olduğunu ifade edersiniz. Bu deyim, birlikte bir teknede olan insanların görüntüsünden gelir. Tekne batarsa, herkes etkilenir. Bu yüzden zorlu bir görevi takımınızla tartışırken, ‘Unutmayalım ki hepimiz aynı teknedeyiz. Birlikte çalışmalıyız.’ diyebilirsiniz.)
İlgili Deyim Dersleri
Bu deyimle ilgili daha fazla ders öğrenin: i dont know about that:
- I Dont Fancy Yours
- I Can Tell You
- I Cant Hear You Over The Sound Of
- I Have A Bridge To Sell You
- I Just Work Here
Sonuç
Bu, daha az bilinen deyimler hakkındaki dersimizin sonu. Deyimler, keşfedilmeyi bekleyen dilde gizli hazineler gibidir. Anlamlarını ve kullanımını anlayarak İngilizce becerilerinizi geliştirebilir ve daha etkili iletişim kurabilirsiniz. Deyimler dünyasını keşfetmeye devam edin. Bugün benimle olduğunuz için teşekkürler, bir sonraki derse kadar iyi öğrenmeler!
